Eski
Hitit ve geç Hitit dönemlerinden sonra yine eski ve geç frig döneminin
yoğun yaşandığını mevcut arkeolojik kazı ve yüzey araştırmalardan
öğreniyoruz. M.Ö. 550’de Anadolu tümüyle Pers hakimiyetine girmiştir.
Kırşehir bu dönemle birlikte Kapadokya bölgesi olarak ünlenen orta
anadolu tarihi içerisinde değerlendirilir. Pers’lerin Anadolu’yu sadece
askeri işgal ile yetinmeleri nedeniyle Kırşehir’de bu döneme ait önemli
yerleşim kalıntı ve buluntularına rastlanmamasına rağmen Kaman Kalehöyük
kazısından pers dönemi mühürleri bulunmuştur. Pers egemenliği M.Ö. 334
yılında Büyük İskenderin orduları ile Anadolu’ya gelip Pers’leri yenmesi
ile bitmektedir. M.Ö. 333 yılında kurulan Kapadokya krallığı döneminde
otorite yetersizliği yüzünden Kırşehir ve yöresi yoğun baskı görmüştür.
M.S. 18’de Roma İmparatoru Tiberius Kadadokya’yı resmen Roma’ya katmış
ve eyalet durumuna getirmiştir.
Roma
dönemi hem putperesliğin güçlü olduğu, hemde hıristiyanlığın hızla
yayıldığı bir dönemdir. Kırşehir’de bu döneme ait hıristiyanların ibadet
ve sığınmaya yönelik inşaa ettiği 15 kadar irili ufaklı yer altı şehri
tespit edilmiştir. Yapılan tarih araştırmalarında Kırşehir’in Roma
döneminde bir ara önemli bir siyasi merkez olduğu hatta kısa bir süre
eyalet başkenti yapıldığı ortaya çıkmıştır.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder